TÜRKRAD 2017

BİLDİRİ ÖZETİ GÖNDERİM KURALLARI ve BİLGİLENDİRME

Bildiri son gönderim tarihi

Kongre Bilimsel Kurulu tarafından bildiri özeti son gönderim tarihi 11 Haziran 2017 olarak belirlenmiştir.

Bildiri özetleri ve sisteme yüklenmesi

Bildiri özetleri kongre web sitesi üzerinden “online” olarak, sözlü bildiri ve poster bildiri başlıkları altında gönderilecektir. Bilimsel Kurul bildirileri sözlü veya elektronik poster sunum olarak değiştirme konusunda karar verme hakkına sahiptir.

Sözlü bildiri özetleri “amaç, gereç ve yöntem, bulgular, tartışma ve sonuç” şeklinde yapılandırılmış özgün araştırmalar olmalıdır (Olgu sunumu ve resimlerle bir konu bildiri özetleri sözlü bildiri kategorisinde gönderilmemelidir).

Elektronik poster bildiri özetleri araştırma, olgu sunumu ve resimlerle bir konu (eğitici poster) kategorilerinde kabul edilecektir.

Araştırma poster bildiri özetleri “amaç, gereç ve yöntem, bulgular, tartışma ve sonuç” şeklinde, olgu sunumu bildiri özetleri “giriş, olgu sunumu, tartışma ve sonuç” şeklinde, resimlerle bir konu bildiri özetleri ise giriş (öğrenme hedefleri), görüntüleme yöntemleri ve bulguları, tartışma ve sonuç” bölümlerinden oluşacak şekilde yapılandırılmalıdır.

Bildiri özetleri sisteme yüklenirken sunulan bildiriyi açıklayıcı özellikte en az 3 resim (ve/veya tablo) sisteme yüklenmelidir. Bildiri değerlendirme jürisindeki hakemlerin kabul veya red kararı verirken bu kriterleri göz önüne alarak değerlendirme yapacağı dikkate alınmalıdır.

Bildirilerin değerlendirilmesi ve sonucun bildirilmesi

Bildiri özetlerinin hakemler tarafından değerlendirilmesi tamamlandıktan sonra Ağustos 2017 ayı başında bildiri özetlerinin kabul edilip edilmediği elektronik posta yolu ile bildirilecektir.

Özetleri kabul edilen bildiriler ile ilgili önemli uyarı

Özetleri kabul edilen bildirilerin tam metinleri en geç 15 Eylül 2017 tarihine kadar sisteme yüklenmiş olmalıdır. Bu tarihe kadar bildirinin tamamının sisteme uygun formatta yüklenmemiş olması veya hiç yüklenmemiş olması durumunda bildiriyi sunacak olan yazara uyarı niteliğinde e-posta yolu ile tekrar davet yazısı gönderilecektir. Belirtilen süre içerisinde özeti kabul edilmiş ancak tam metinleri sisteme yüklenmemiş olan bildirilerin özetleri, kongre bildiri özetleri CD’sinde yer almayacaktır. Yazarların daha sonradan hak kaybına uğramamaları için buna göre ön hazırlık yapmaları önem taşımaktadır.

Bildiri sahiplerinin kongre kaydı ile ilgili önemli uyarı

Sözlü bildiriler için bildiriyi sunan hekimin, elektronik poster bildirileri için yazar listesinde yer alan en az bir hekimin en geç 16 Ekim 2017 gününe kadar kongre kaydı yapılmış olmalıdır. Bu tarihten önce kayıt yaptırmamış olan yazarların bildiri özetleri (TRD Yönetim Kurulu kararı) kongre bildiri özetleri CD’sinde yer almayacaktır.

info@turkrad2017.org

TÜRKRAD 2017 Bilimsel Kurulu

 

Elektronik poster bildiri özeti örnekleri:

ARAŞTIRMA BİLDİRİ ÖZETİ ÖRNEĞİ

Yan dal tipi intraduktal papiller müsinöz neoplazi: Manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi ile yerleşim ve yaygınlığının değerlendirilmesi

Giriş-Amaç

Multidedektör bilgisayarlı tomografi (MDBT) ve manyetik rezonans görüntülemenin (MRG) yıllar içinde gelişme göstermesi ve artan kullanımı sonucu, pankreasın kistik lezyonlarının insidental olarak saptanmasında belirgin artış dikkati çekmiştir [1]. MRG incelemelerinde %20’ye varan oranlarda pankreas kistlerine rastlanmaktadır [1,2]. Konservatif ya da cerrahi tedavi kararında, bu kistlerin doğru olarak tanımlanması ve karakterizasyonları önem taşımaktadır [3]. Seçilmiş bir grup hastada endoskopik ultrasonografi ve kist aspirasyonu gerekli olsa da, genellikle hastalar görüntüleme bulgularına göre takip veya tedavi edilmektedir [1].

Pankreasın kistik lezyonları arasında inflamatuar psödokistler, benign seröz kistadenomlar, prekanseröz intraduktal papiller müsinöz neoplaziler (İPMN) ve müsinöz kistik neoplaziler ve malign kistadenokarsinomlar yer almaktadır [4,5]. İPMN’ler, en sık görülen pankreatik kistik neoplazilerden ve pankreasın müsin üreten tümörlerindendir [5]. Ana pankreatik kanal ya da yan dallarının epitelinden köken alır ve köken aldığı epitele göre ana kanal tipi, yan dal tipi ya da mikst tip olarak üç alt grupta incelenir [6,7]. Tüm İPMN’ler malignite potansiyeli taşıdığından cerrahi tümörler olarak değerlendirilmektedirler. Bu nedenle cerrahi öncesi karakterizasyonları ve yaygınlıklarının belirlenmesi önem taşımaktadır. Görüntüleme ve görüntüleme sonrası işleme yöntemlerindeki teknolojik gelişmeler, kistik lezyonların morfolojik olarak ayırt edilmesinde ve yaygınlığının gösterilmesinde oldukça yarar sağlamaktadır. Bu gelişmelerle, özellikle kistik lezyon ile pankreatik kanal arasında ilişkilenme olup olmadığı saptanarak, yan dal tipi İPMN’lerin diğer kistik lezyonlardan ayırımı yapılabilmektedir [7,8,9]. İPMN dışındaki kistik neoplazilerin pankreatik kanal ile ilişkileri bulunmamaktadır. MRG ve Manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi (MRKP), bu amaçla kullanılan oldukça başarılı yöntemler olup BT’ye göre üstünlükleri birçok çalışmada gösterilmiştir [1,2,10,11].

Biz de çalışmamızda, 94 olguda MRKP’de pankreatik kanal ile ilişkilendiği net olarak saptanan ve bu nedenle patolojik tanı bulunmaksızın yan dal tipi İPMN ön tanısıyla takip edilen kistlerin yaşa ve cinsiyete göre görülme sıklığı, sayısı ve pankreastaki yerleşimi ile ilgili bulgularımızı sunmayı amaçladık.

Anahtar Kelimeler: İPMN, pankreas kistleri, yan dal tipi

Yöntem-Gereçler

Çalışmamızda 1.5 Tesla ve 3 Tesla MR sistemlerde alınan ağır T2 ağırlıklı görüntüler ve radial thick slab görüntüler retrospektif olarak taranarak, ana pankreatik kanal ile ilişkilenen pankreatik kistler saptanan 94 olguda, hastaların yaşı ve cinsiyeti, pankreatik kistlerin yerleşimi, sayısı, en büyük kistin yerleşimi ve boyutu kaydedilmiştir.

 Bulgular

Hastaların %61.7’si kadın, %38.3’ü erkektir. Yaş ortalaması 67.9 olarak saptanmıştır.

Pankreatik kanal ile ilişkilenen kistlerin sayısı, hastaların çoğunda (%37.2) 10’dan fazla iken, bunu kist sayısı 2-5 arasında olanlar izlemektedir (%31.9). Hastaların %17’sinde 6-10 arasında, %13.8’inde ise yalnızca 1 adet kist bulunmaktadır.

Hastaların %81.9’unda pankreatik gövde yerleşimli kist bulunmaktayken, %74.5’inde pankreatik baş, %69.1’inde pankreatik kuyruk ve %59.6 oranında pankreatik boyun yerleşimli kistler izlenmektedir.

En büyük kistin yerleşimi en sık olarak %39.4 oranında pankreatik gövdede ve ikinci sıklıkta %31.1 oranında pankreatik başta saptanmakta ve boyutu ortalama 13.4 mm ölçülmektedir. Pankreatik gövde ve baş yerleşimini %18.1 ile pankreatik boyun ve en az oranda %10.6 ile pankreatik kuyruk izlemektedir. Saptanan en büyük kist pankreatik başta 43 mm boyutunda ölçülmüştür.

Tartışma

Literatürde, İPMN’lerin cerrahi öncesi değerlendirilmesinde görüntülemenin önemini vurgulayan birçok çalışma yer almaktadır. Yapılan çalışmalar görüntüleme bulgularıyla histopatolojik bulgular arasında sıkı korelasyon bulunduğunu göstermektedir [1,3,4,5,8,10]. Bu nedenle görüntüleme, özellikle MRKP, İPMN’lerin cerrahi öncesi karakterizasyonları ve yaygınlıklarının belirlenmesi açısından önemli yer taşımaktadır.

Procacci C ve arkadaşları, 56 İPMN olgusunda yaptıkları çalışmada yan dal tipi İPMN’lerde ortalama yaşı 63.4 olarak bulmuşlardır [6]. Bizim çalışmamızda ise ortalama yaş 67.9 olarak saptanmış olup ileri yaş grubunda görüldüğü bir kez daha ortaya konmuştur.

Itoh S ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada, yan dal tipi iPMN’lerin en sık pankreas unsinat proçesinde saptandığı ancak pankreasın her bölümünde görülebileceği bildirilmiştir [12]. Bizim çalışmamızda, unsinat proçes, pankreatik baş kesimi içerisinde incelenmiş olup; pankreatik kanal ile ilişkili İPMN kistlerinin en sık pankreatik gövdede, ikinci sıklıkta ise pankreatik baş kesiminde yerleştiği saptanmıştır.  Ancak diğer çalışmalarla benzer şekilde kistlerin tüm pankreatik bölümlerde yer alabileceği bir kez daha ortaya konmuştur.

Çalışmamızın en büyük sınırlılığı olguların patolojik tanısının bulunmamasıdır. Bununla birlikte çalışmaya yalnızca pankreatik kanal ile ilişkilendiği MRKP ile net olarak gösterilebilen kistler dahil edilmiştir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, pankreatik kanal ile ilişkilenmesinin, yan dal tipi İPMN’yi diğer kistik pankreatik neoplazilerden ayırt etmede oldukça başarılı olduğunu birçok kez göstermiştir.

Sonuçlar

Pankreatik kistler, görüntüleme yöntemlerinin yıllar içinde gelişme göstermesi ve artan kullanımı sonucu, insidental olarak oldukça sık saptanmaya başlamıştır. Tedavi öncesi kistik lezyonların ayırıcı tanısı önem taşımakta ve bunların büyük kısmını oluşturan İPMN’lerin takip mi yoksa eksize mi edileceğine karar vermede MRKP’nin büyük rolü bulunmaktadır.

 Kaynaklar

1- Sahani DV, Kambadakone A, Macari M, Takahashi N, Chari S, Fernandez- del Castillo C. Diagnosis and management of cystic pancreatic lesions. AJR 2013;200:343-354.

2- Zhang XM, Mitchell DG, Dohke M, Holland GA, Parker L. Pancreatic cysts: depiction on single shot fast spin-echo MR images. Radiology 2002;223:547-553.

3- Correa-Gallego C, Ferrone CR, Thayer SP, Wargo JA, Warshaw AL, Fernandez- del Castillo C. Incidental pancreatic cysts: do we really know what we are watching? Pancreatology 2010;10:144-150.

4- Handrich SJ, Hough DM, Fletcher JG, Sarr MG. The natural history of the incidentally discovered small simple pancreatic cyst: long-term follow-up and clinical implications. AJR 2005;184:20-23.

5- Spinelli KS, Fromwiller TE, Daniel RA, et al. Cystic pancreatic neoplasms: observe or operate. Ann Surg 2004;5:813-817.

6- Procacci C, Graziani R, Bicego E, et al. Intraductal mucin- producing tumors of the pancreas: imaging findings. Radiology 1996;198:249-257.

7- Sahani DV, Lin DJ, Venkatesan AM, et al. Multidisciplinary approach to diagnosis and management of intraductal papillary mucinous neoplasms of the pancreas. Clin Gastroenterol Hepatol 2009;7:259-269.

8- Sahani DV, Kadavigere R,  Saokar A, Fernandez- del Castillo C, Brugge WR, Hahn PF. Cystic pancreatic lesions: a simple imaging- based classification system for guiding management. Radiographics 2005;25:1471-1484.

9- Fukukura Y, Fujiyoshi F, Sasaki M, Inoue H, Yonezawa S, Nakajo M. Intraductal papillary musinous tumors of the pancreas: thin-section helical CT findings. AJR 2000;174:441-447.

10-Song SJ, Lee JM, Kim YJ, et al. Differentiation of intraductal papillary mucinous neoplasms from other pancreatic cystic masses: comparison of multi-row detector CT and MR imaging using ROC analysis. J Magn Reson Imaging 2007;26:86-93.

11- Waters JA, Schmidt CM, Pinchot JW, et al. CT vs MRCP: optimal classification of IPMN type and extent. J Gastrointest Surg 2008;12:101-109.

12- Itoh S, Ishiguchi T, Ishigaki T, Sakuma S, Maruyama K, Senda K. Mucin- producing pancreatic tumor: CT findings and histopathologic correlation. Radiology 1992;183:81-86.

Figürler

 

Tablolar
Tablo 1: Yan dal tipi İPMN ile uyumlu kistlerin izlendiği 94 olguda yaş ve cinsiyet dağılımı

  Kadın Erkek Tüm Hastalar
Hasta Sayısı 58 36 94
Oran (%) 61.7 38.3 100
Yaş ortalaması 67.3 68.8 67.9


Tablo 2: Yan dal tipi İPMN ile uyumlu kistlerin pankreas bölümlerindeki yerleşimi

Yerleşim Kişi sayısı Oran (%)
Baş 70 74.5
Boyun 56 59.6
Gövde 77 81.9
Kuyruk 65 69.1


OLGU SUNUMU BİLDİRİ ÖZETİ ÖRNEĞİ

Bir Olgu Eşliğinde Safra Kesesi Duplikasyonunda Görüntüleme Bulguları

Giriş ve Amaç

Safra kesesi duplikasyonu, safra yollarında nadir görülen bir konjenital anomalidir. Otopsi serilerinde 3800 de 1 görülür. Klinik ve cerrahi açıdan bazı problemlere yol açtığından klinik uygulamada tanınması önemlidir. Asemptomatik olduğundan genellikle insidental olarak saptanır. Preoperatif tanısal tekniklerle operasyon öncesi tanı alabilir. Biz bu posterde karın ağrısı yakınması ile başvuran bir olguda, radyolojik olarak tesadüfen saptanan safra kesesi duplikasyonunun ultrasonografi (US), bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans kolanjiopankreatikografi (MRCP) bulgularını sunmayı amaçladık.

Bulgular (olgu sunumu)

Altmış beş yaşında kadın hasta karın ağrısı ve ishal yakınması ile başvurduğu gastroenteroloji polikliniğinden inflamatuar barsak hastalığı ön tanısı ile bölümümüze öncelikle US inceleme için yönlendirilmiştir. Daha sonra hem US bulgularının netleştirilmesi hem de barsakların optimal değerlendirilebilmesi için BT ve MRCP incelemeleri gerçekleştirilmiştir.

Yapılan US incelemede safra kesesi lojunda çift kistik görünüm izlenmiştir. İzlenen bu bulgunun optimal değerlendirilebilmesi için yapılan BT incelemede kese duplikasyonuna ait bulgular izlenmiş ancak sistik kanallara yönelik değerlendirim yapılamamıştır. Bunun için olgu MRCP ile değerlendirilmiştir. MRCP’de safra kesesi sağ üst kadranda varyasyonel olarak duplike görünümde izlenmiştir.

Tartışma

Safra kesesi duplikasyonu nadir bir konjenital anomalidir. Genellikle asemptomatik olabileceği gibi kolelitiyazis olmasa da safra koliğine yol açabilir. Duplikasyona sistik kanal ve hepatik arter varyasyonları da eşlik edebilir. Safra kesesi duplikasyonunun tanısında ilk yöntem US’dir ve bununla duplikasyon da saptanabilir. Ancak sistik kanal değerlendirimi, eşlik eden varyasyonların ve diğer safra yolları patolojilerinin saptanması için MRCP ve BT de yardımcı inceleme yöntemleridir. Yapılan bu incelemeler cerrahi tedavi öncesi komplikasyonların önlenmesi ve tam eksizyonun saptanması için de oldukça önemlidir. Ayırıcı tanıda safra kesesi divertikülü, safra kesesinde katlantı, Frigyalı şapkası, koledokal kist, perikolekistik sıvı, fokal adenomyomatozis ve intraperitoneal fibröz bantlar bulunmaktadır.

Sonuçlar

Safra kesesi duplikasyonun pre-operatif değerlendirilmesi önemlidir ve bu anomalinin radyolojik olarak tanısı hastaya yara sağlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans kolanjiopankreatikografi, safra kesesi duplikasyonu, ultrasonografi

Kaynaklar

  1. Boyden EA, “The accessory gallbladder: an embryological and comparative study of aberrant biliary vesicles occurring in man and the domestic mammals,” Am J Anat, 1926;38:177–231.
  2. Udelsman R, Sugarbaker PH, “Congenital duplication of the gallbladder associated with an anomalous right hepatic artery,” Am J Surg, 1985;149: 812– 815.
  3. Goiney RC, Schoenecker SA, Cyr DC, Shuman WP, Peters MJ, Cooperberg PL, “Sonography of gallbladder duplication and differential considerations,” Am J Roentgenol, 1985;145:241–243.

Figürler

RESİMLERLE BİR KONU BİLDİRİ ÖZETİ ÖRNEĞİ

Akciğer Tüberkülozu Hava Yolu Tutulumu

Giriş

Dünyada hala yüksek insidansa sahip akciğer tüberkülozunun hava yolu tutulumuna ait toraks BT bulguları olgularla sunulmuştur.

Bulgular

Olgu 1

72 yaşında erkek hasta hırıltılı solunum ve balgam şikayeti ile başvurdu.  Toraks BT sinde sol akciğer üst lobta bazılarında kavitasyon alanlarının izlendiği nodüler lezyonlar ve sol akciğer üst lob bronşunda segmenter bronşlarıda etkileyen nodüler duvar kalınlaşmaları ve darlıklar izlendi.

Olgu 2

56 yaşında erkek hasta öksürük, balgam çıkarma, kilo kaybı şikayetleri ile başvurdu. Toraks BT sinde çok sayıda nodül, yaygın tomurcuklanmış ağaç görünümleri, kaviter lezyonlar, sol akciğer üst lob bronşunda düzensiz duvar kalınlaşmaları ve darlıklar saptandı. Anti-tüberküloz tedavi verilen hasta 3 yıl sonra ateş ve öksürük şikayetleri ile başvurdu. Toraks BT incelemesinde bulgularda belirgin gerileme izlenmekle beraber sol akciğer üst lob bronşunda darlık ve sol akciğer üst lobda yeni gelişen postobstruktif pnömoni ile uyumlu konsodilasyon alanı izlendi.

Olgu 3

Geçirilmiş akciğer tüberkülozu öyküsü olan 45 yaşındaki kadın hasta öksürük, göğüs ağrısı ve balgam şikayetleri ile başvurdu. Toraks BT sinde sol akciğer üst lobta fibrotik değişiklikler, kalsifik nodüller ve sol ana bronşda düzgün konturlu belirgin daralma saptandı. Olgunun darlık alanının geçilememesine bağlı başarısız bir stentleme girişimi öyküsü mevcut.

Tartışma

Birinci ve ikinci olguda postprimer tüberküloz enfeksiyonu olup aktif parankim ve hava yolu tutulumuna ait bulguları vardır. Birinci olgu hastane takiplerine gelmeyip bir yıl boyunca tedavi almamıştır. Olguda devam eden aktif bronşiyal enfeksiyonu destekleyen nodüller kalınlaşmalar yanı sıra uzun süreli bronş tutulumuna bağlı daralmalar vardır (Resim 1). İkinci olguda bronş tutulumunun yanı sıra, endobronşiyal yayılıma ait yaygın tomurcuklanmış ağaç görünümleri vardır (Resim 2). Üçüncü olguda geçirilmiş akciğer tüberkülozuna ait sekel değişiklikler vardır. Bu olguda sol ana bronştada düzgün konturlu minimal duvar kalınlaşmasının eşlik ettiği, fibrozise bağlı belirgin bronşiyal stenoz vardır (Resim 3). Hava yolu tüberkülozunda aktif bronşiyal tutulumu saptamada nodüler duvar kalınlaşmasının varlığı önemli bir bulgudur. Üç olgumuzda da tüberkülozun sol akciğer hava yollarını tuttuğu dikkati çekmiştir. Akciğer tüberkülozu hava yolu tutulumunun neden olduğu bronşiyal daralmalar hasta semptomlarında kötüleşmeye ya da ikinci olguda izlendiği üzere postobstrüktif pnömoniye neden olabilmektedir. Hava yolu tüberkülozu gibi benign hastalıklara sekonder oluşan bronşiyal darlıklara yönelik tekrarlayan balon dilatasyonu hasta semptomlarında iyileşme sağlayabilmektedir.(1,2,3)

Sonuç

Parankimal hastalığa göre daha az sıklıkla izlenmekle birlikte hasta semptomlarında kötüleşmeye neden olabilen tüberküloz hava yolu tutulumu bulguları toraks BT değerlendirilmesi sırasında dikkate alınmalıdır.

Resim 1. Toraks BT aksiyel görüntüde sol akciğer üst lob segmentter bronşunda aktif bronşiyal tutulum ile uyumlu nodüler duvar kalınlaşmaları (ok) ve darlıklar izlenmektedir.

Resim2. İkinci olguya ait toraks BT aksiyel görüntüde tüberküloz endobronşiyal yayılımına ait yaygın tomurcuklanmış ağaç görünümleri izleniyor (ok).

Resim3. Postprimer tüberküloz sekeli ileri derecede stenoz (ok). Kontrastsız BT kesitinde sol ana bronşta düzgün konturlu minimal duvar kalınlaşması ve fibrozise bağlı darlık izleniyor.

Anahtar Kelimeler: akciğer tüberkülozu , hava yolu tutulumu , endobronşiyal yayılım , bronşiyal stenoz

 

Kaynaklar

  1. Arora A, Bhalla AS, Jana M, Sharma R. Overview of airway involvement in tuberculosis. J Med Imaging Radiat Oncol. 2013 Oct;57(5):576-81. PubMed PMID: 24119272.
  2. de la Mora IL, Martinez-Oceguera D, Laniado-Laborin R. Chronic airway obstruction after successful treatment of tuberculosis and its impact on quality of life. Int J Tuberc Lung Dis. 2015 Jul;19(7):808-10. PubMed PMID: 26056106.
  3. Goussard P, Gie R. Airway involvement in pulmonary tuberculosis. Paediatr Respir Rev. 2007 Jun;8(2):118-23. PubMed PMID: 17574155.

 

Figürler